Archive for the ‘Müzik’ Category
HeavensDust – To All The Things I’ve Lost

Shin (Vo|Gt)
Ajo (Taiko Dr)
Okaji (Dr)
HAL (Ba)
5hiNo’ (Gt)
Daisuke Kaminaga (Shakuhachi)
H
eavensDust uzakdoğudan bize melankoli rüzgarları estirmeye çalışan Japon bir grup. Bu çekik gözlü kardeşlerimiz doom, epic, senfonik bir tarzda bazen brutal bazen clean vokal ile müziklerini icra ediyorlar.Şarkılarında savaşa, hiroşimaya, acıya, çekilen ızdıraba yer veriyorlar. Grupta 2 tane davulcu var, birisi bildiğimiz normal biriside Taiko davulcusu. Albümde oldukça yoğun bir şekilde uzak doğu öğelerine yer vermiş durumdalar.
To All The Things I’ve Lost Grubun bu 7. albümü ve içerisinde 7 parça bulunmakta…
Vokalin ismi shin, brutali çok iyi olmasada clean vokali insanın duygularına hitap ediyor. Arada giren uzak doğu ezgileri şarkılara epic bir hava katıyor. Albümün temposu oldukça ağır, bazen bayıcı olabiliyor, hafif bir funeral doom havasıda var yani.
Başlangıçta ilk iki parça What’s Left For Us ve. The Real Thing albümün en iyi parçalarından, daha sonra ki parçalar çok iyi gelmiyor kulağa…
Myspace sayfalarında ki klipte ki parça biraz hareketli ismi Cry and Fall, görüntülerden de anlayabileceğiniz üzere Hiroşima ya atılan atom bombası, jopon askerlerinin savaş görüntüleri, insanların çektikleri acılar konu edilmiş. Grup elemanlarını tribal dövmeye düşkünlükleri de direk göze batıyor.
Son zamanlarda yükselen Uzakdoğu ve Japon metal müzik piyasasının getirdikleri HeavensDust için muhtemelen iyi değer bulacaktır. Websiteleri patlamış mysapce sayfasıda o kadar iyi durumda değil, görselliğe biraz daha önem vermeleri gerek.
Albüm kapağında sadece düşük enstantene de çekilmiş bir deniz fotoğrafı var genelde sabahım ilk ışıklarında sis daha henüz yükselmeye başlarken oluşur böyle fotoğraflar. Kapakta yazı yok sadece fotoğraf var sadelik ve güzellik açısından iyi ama kendilerini tanıtmaları açısından kötü bir seçim.
Doom severler kaçırmasın, kaçırsa da üzülmesin.
Track List
1. What’s Left For Us
2. The Real Thing
3. Sick
4. Ruin
5. Cry And Fall
6. Beyond Hope
7. Moment of Silence
http://www.myspace.com/heavensdust
[blockquote]
Kapak Tasarımı: 7
Prodüksiyon: 5
Kayıt: 6
Performans:7
Orjinallik: 5
[/blockquote]
[info_box]6/10[/info_box]
MetalTR Sayfasında görün!
Sylosis – Edge Of the Earth
Geçtiğimiz yıl Vokal Jamie Graham’ın gruptan ayrılması sonucunda grubun gidişatının ne olacağı merak konusuydu. Yine 2010 son aylarında yeni vokallerinin Josh Middleton olduğunu açıkladılar. Josh vokal görevinin yanı sıra gitarlarda da devam edecekti. Sylosis ile alakalı değil ama yinede ufak bir bilgi verelim Jamie Graham yeni bir gruba katıldı, grubun adı Heart Of A Coward.
Sylosis’i ben After Lifeless Years parçası ve klibi ile tanıdım –eminim birçok kişi de öyle tanımıştır.- O parça önceki albümde ki en iyi parçalardan birisi idi ve Metalcore camiasında da önemli bir yere sahipti. Bu kadar iyi olmasının sebebi kesinlikle Graham’ın clean vokali ve parçayla uyumuydu.
Yeni albümde Clean vokal önceki albüme göre çok az ve daha sert, daha brutal bir albüm ile karşı karşıyayız. Metalcoredan uzaklaşılmış Melodik death metale kayılmış. Albümde Prograssivede ön planda. Karışık sololar, sert gitar riffleri bambaşka bir yola sokmuş. Peki kötü mü olmuş? Aksine muhteşem bir melodik death metal albümü olmuş. Sylosis resmen kurtarmış kendini, bizde bu duruma tabi ki sevindik.
Akılda kalıcı melodiler insanın diline hemen dolanıyor. Şimdi dolanması iyi, hangi grubun söylediğini biliyorsun en azıdan. Daha sonra aklına gelince “ulan bu melodi/parça hangi grubundu?” diyip haftalarca düşününce olay kötü!
Melodik, sert, brutallik haricinde birazda thrash etkileşimi görünüyor albümde, göze batan hata veya uyumsuzluk yok. Ayrıca bu albümde önceki albüme göre parça süreleri de uzun tutulmuş. Tabi parça sayısı da fazla olunca olay çığırından çıkmış, muhteşem bir hal almış, helal olsun. Albümde 14 tane taş gibi parça var. Bu albümü 3-5-10-15 defa dinlesen bıkacak gibi durmuyor.
Göz attığım kadarıyla şuana kadar gelmiş olan eleştiri ve kritiklerde olumlu olmuş. Albümün temasında genel olarak insanlık sorunu ve varoluşu sorguluyor. Yani kapak albümün teması ile uyumlu olmuş. Bu albümün kapak teması önceki albüm gibi karanlık değil. Yeşil, mavi ve beyaz tonlar kullanılmış. Doğanın insanı ele geçirmesi anlamını çıkarabiliriz bu kapaktan.
Sonuç olarak, albüm güzel, sert, melodik, ve dinlenebilir. Ama bana sorsanız hala Jamie’nin bu grupta olmasını isterdim.
8,5/10

Çok uzun zaman bekledikten sonra albümün çıkışını haberini aldık. İlk albüm mükemmeldi ve en çok canlı islemek istediğim gruplar arasındaydı black omen… Ama bir şeyi çok istersinde olmaz işte bende 3 defa izleme şansını elde etmişken grup sahne almadı o konserlerde, hepsinde bir aksilik oldu… 2. albüm için kayıtta olduğunu duyunca çok sevindik, albüm çıktı çıkacak derken çok şanssızlık yaşadı grup, uzun süre albüm çıkamadı. Sonunda beklenen albüm 7 Mayıs ta raflardaki yerini aldı diyeceğim ama alamadı ki… Maalesef şanssızlık eseri yine sorunlar bol bi şekilde albüm tanıtımı, ulaşımı vs.. olaylar plak şirketi tarafından pek yapılmadı. Ben albümü bulmak için bayağı bir uğraştım. Bursa’da albüm geldiğinde tükenmiş her hafta git gel, git gel yaklaşık 1 ay sonra bulabildim albümü… İlk elime aldığımda çok heyecanlandım. Hemen eve gidip dinlemeye başladım. İlk parça intro kıvamında tam bir black metal albümüne giriş parçası olmuş. Klavye tonları, melodiler mükemmel, acaba nasıl sonrası diye düşündürüyor. Sanki bir savaş alanında askerlerin bekleyişi gibi bişi hissettim ben. Bütün parça bu şekilde gidiyor aynı melodi ile… Reincarnational Meeting, Gökhan’ın muhteşem vokaliyle başlıyor. Gerçekten en sesini en iyi şekilde kullanan vokaller arasında Gökhan. Gerek brutal, gerek scream olsun ayrı iki kişi varmış gibi hissettiriyor. Zaten ben şahsen stefan’dan (graveworm) sonra en sevdiğim vokal Gökhan’dır. Gitarlar, klavye, vokal, davul… Hepsi iç içe hepsi uyumlu tam dört dörtlük bir parça zaten bu albümde kötü bir parça yok! Ama tek hoşuma gitmeyen yanı albümün çok fazla intro şeklinde parça var… o melodilere söz yazılsa muhteşem olurmuş… Bu albümde özellikle dikkat edilmesi gereken parçalar var onlardan biriside Nergal and Ereshkigal! Vokaller artık uçmuş, hayvani bi hal almış durumda! Baran, vokallere uyumlu gitarda. Bu albümde kötü bir parça yok! İnanın bana yok! Eğer bu albüm yurt dışına çıkabilirse çok ses getireceğine eminim. Kayıt kalitesi olsun, vokalleri olsun, gitarlar, klavye delirtiyor adamı… Umarım Black Omen bu şanssızlığı kırar ve yoluna tam gaz devam eder. Türkiye’de kim ne derse desin, bazı kendini bilmezler bir bok bilmeden bu albüme laf atsalarda bu albüm yenir yutulur cinsten değil… Biraz müziğe gönül vermiş, dışardan duyma laflarla konuşmaktansa dinleyerek yorum yapan kişiler beni anlayacaktır. Bir konu daha var albüm kapağını pek beğenmedim daha iyi olabilirdi. Resim güzel ama şarkıların yazıldığı font olmamış çoğu parça okunmuyor… Ben tekrar Black Omen e teşekkür ediyorum Sinphony gibi bir albüm yapıp içine de onlarca defa dinlediğim Curtains of Imaginary Vortex ve Loki : Causer of Ragnarok gibi şaheser bir parça koydukları için.
Albüm 13 parçadan oluşuyor, parça sıraları ve süreleri aşağıdaki gibidir;
01. Hymn of Surreal Panorama (2:53)
02. Reincarnational Meeting (4:27)
03. Nergal and Ereshkigal (4:02)
04. Death of Innocence (2:14)
05. Enchanting Chaos of My Frozen Mind (3:34)
06. Damned Renaissance (The Plague) (4:33)
07. Nirnaeth Arnoediad (3:52)
08. Curtains of Imaginary Vortex (5:57)
09. Winte(a)rs (3:06)
10. Medieval Holy Murders (3:46)
11. The Leaving (2:02)
12. Loki : Causer of Ragnarok (4:06)
13. Love is Still Lost (2:09)





















