Archive for the ‘Kritik’ Category

posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments

HeavensDust – To All The Things I’ve Lost

Shin (Vo|Gt)
Ajo (Taiko Dr)
Okaji (Dr)
HAL (Ba)
5hiNo’ (Gt)
Daisuke Kaminaga (Shakuhachi)

H

eavensDust uzakdoğudan bize melankoli rüzgarları estirmeye çalışan Japon bir grup. Bu çekik gözlü kardeşlerimiz doom, epic, senfonik bir tarzda bazen brutal bazen clean vokal ile müziklerini icra ediyorlar.

Şarkılarında savaşa, hiroşimaya, acıya, çekilen ızdıraba yer veriyorlar. Grupta 2 tane davulcu var, birisi bildiğimiz normal biriside Taiko davulcusu. Albümde oldukça yoğun bir şekilde uzak doğu öğelerine yer vermiş durumdalar.

To All The Things I’ve Lost Grubun bu 7. albümü ve içerisinde 7 parça bulunmakta…

Vokalin ismi shin, brutali çok iyi olmasada clean vokali insanın duygularına hitap ediyor. Arada giren uzak doğu ezgileri şarkılara epic bir hava katıyor. Albümün temposu oldukça ağır, bazen bayıcı olabiliyor, hafif bir funeral doom havasıda var yani.

Başlangıçta ilk iki parça What’s Left For Us ve. The Real Thing albümün en iyi parçalarından, daha sonra ki parçalar çok iyi gelmiyor kulağa…

Myspace sayfalarında ki klipte ki parça biraz hareketli ismi Cry and Fall, görüntülerden de anlayabileceğiniz üzere Hiroşima ya atılan atom bombası, jopon askerlerinin savaş görüntüleri, insanların çektikleri acılar konu edilmiş. Grup elemanlarını tribal dövmeye düşkünlükleri de direk göze batıyor.

Son zamanlarda yükselen Uzakdoğu ve Japon metal müzik piyasasının getirdikleri HeavensDust için muhtemelen iyi değer bulacaktır. Websiteleri patlamış mysapce sayfasıda o kadar iyi durumda değil, görselliğe biraz daha önem vermeleri gerek.

Albüm kapağında sadece düşük enstantene de çekilmiş bir deniz fotoğrafı var genelde sabahım ilk ışıklarında sis daha henüz yükselmeye başlarken oluşur böyle fotoğraflar. Kapakta yazı yok sadece fotoğraf var sadelik ve güzellik açısından iyi ama kendilerini tanıtmaları açısından kötü bir seçim.

Doom severler kaçırmasın, kaçırsa da üzülmesin.

Track List
1. What’s Left For Us
2. The Real Thing
3. Sick
4. Ruin
5. Cry And Fall
6. Beyond Hope
7. Moment of Silence

http://www.myspace.com/heavensdust

[blockquote]
Kapak Tasarımı: 7
Prodüksiyon: 5
Kayıt: 6
Performans:7
Orjinallik: 5

[/blockquote]

Retour au sommaire [info_box]6/10[/info_box]

MetalTR Sayfasında görün!

posted by | on Albüm kritiği, Kritik | No comments

    Sylosis – Edge Of the Earth

    Geçtiğimiz yıl Vokal Jamie Graham’ın gruptan ayrılması sonucunda grubun gidişatının ne olacağı merak konusuydu. Yine 2010 son aylarında yeni vokallerinin Josh Middleton olduğunu açıkladılar. Josh vokal görevinin yanı sıra gitarlarda da devam edecekti. Sylosis ile alakalı değil ama yinede ufak bir bilgi verelim Jamie Graham yeni bir gruba katıldı, grubun adı Heart Of A Coward.

    Sylosis’i ben After Lifeless Years parçası ve klibi ile tanıdım –eminim birçok kişi de öyle tanımıştır.- O parça önceki albümde ki en iyi parçalardan birisi idi ve Metalcore camiasında da önemli bir yere sahipti. Bu kadar iyi olmasının sebebi kesinlikle  Graham’ın clean vokali ve parçayla uyumuydu.

    Yeni albümde Clean vokal önceki albüme göre çok az ve  daha sert, daha brutal bir albüm ile karşı karşıyayız. Metalcoredan uzaklaşılmış Melodik death metale kayılmış. Albümde Prograssivede ön planda. Karışık sololar, sert gitar riffleri bambaşka bir yola sokmuş. Peki kötü mü olmuş? Aksine muhteşem bir melodik death metal albümü olmuş. Sylosis resmen kurtarmış kendini, bizde bu duruma tabi ki sevindik.

    Akılda kalıcı melodiler insanın diline hemen dolanıyor. Şimdi dolanması iyi, hangi grubun söylediğini biliyorsun en azıdan. Daha sonra aklına gelince “ulan bu melodi/parça hangi grubundu?” diyip haftalarca düşününce olay kötü!

    Melodik, sert, brutallik haricinde birazda thrash etkileşimi görünüyor albümde, göze batan hata veya uyumsuzluk yok. Ayrıca bu albümde önceki albüme göre parça süreleri de uzun tutulmuş. Tabi parça sayısı da fazla olunca olay çığırından çıkmış, muhteşem bir hal almış, helal olsun. Albümde 14 tane taş gibi parça var. Bu albümü 3-5-10-15 defa dinlesen bıkacak gibi durmuyor.

    Göz attığım kadarıyla şuana kadar gelmiş olan eleştiri ve kritiklerde olumlu olmuş. Albümün temasında genel olarak insanlık sorunu ve varoluşu sorguluyor. Yani kapak albümün teması ile uyumlu olmuş. Bu albümün kapak teması önceki albüm gibi karanlık değil. Yeşil, mavi ve beyaz tonlar kullanılmış. Doğanın insanı ele geçirmesi anlamını çıkarabiliriz bu kapaktan.

    Sonuç olarak, albüm güzel, sert, melodik, ve dinlenebilir. Ama bana sorsanız hala Jamie’nin bu grupta olmasını isterdim.

    8,5/10

    posted by | on Albüm kritiği, Kritik | No comments

      Black Omen – Sinphony

      Çok uzun zaman bekledikten sonra albümün çıkışını haberini aldık. İlk albüm mükemmeldi ve en çok canlı islemek istediğim gruplar arasındaydı black omen… Ama bir şeyi çok istersinde olmaz işte bende 3 defa izleme şansını elde etmişken grup sahne almadı o konserlerde, hepsinde bir aksilik oldu… 2. albüm için kayıtta olduğunu duyunca çok sevindik, albüm çıktı çıkacak derken çok şanssızlık yaşadı grup, uzun süre albüm çıkamadı. Sonunda beklenen albüm 7 Mayıs ta raflardaki yerini aldı diyeceğim ama alamadı ki… Maalesef şanssızlık eseri yine sorunlar bol bi şekilde albüm tanıtımı, ulaşımı vs.. olaylar plak şirketi tarafından pek yapılmadı. Ben albümü bulmak için bayağı bir uğraştım. Bursa’da albüm geldiğinde tükenmiş her hafta git gel, git gel yaklaşık 1 ay sonra bulabildim albümü… İlk elime aldığımda çok heyecanlandım. Hemen eve gidip dinlemeye başladım. İlk parça intro kıvamında tam bir black metal albümüne giriş parçası olmuş. Klavye tonları, melodiler mükemmel, acaba nasıl sonrası diye düşündürüyor. Sanki bir savaş alanında askerlerin bekleyişi gibi bişi hissettim ben. Bütün parça bu şekilde gidiyor aynı melodi ile… Reincarnational Meeting, Gökhan’ın muhteşem vokaliyle başlıyor. Gerçekten en sesini en iyi şekilde kullanan vokaller arasında Gökhan. Gerek brutal, gerek scream olsun ayrı iki kişi varmış gibi hissettiriyor. Zaten ben şahsen stefan’dan (graveworm) sonra en sevdiğim vokal Gökhan’dır. Gitarlar, klavye, vokal, davul… Hepsi iç içe hepsi uyumlu tam dört dörtlük bir parça zaten bu albümde kötü bir parça yok! Ama tek hoşuma gitmeyen yanı albümün çok fazla intro şeklinde parça var… o melodilere söz yazılsa muhteşem olurmuş… Bu albümde özellikle dikkat edilmesi gereken parçalar var onlardan biriside Nergal and Ereshkigal! Vokaller artık uçmuş, hayvani bi hal almış durumda! Baran, vokallere uyumlu gitarda. Bu albümde kötü bir parça yok! İnanın bana yok! Eğer bu albüm yurt dışına çıkabilirse çok ses getireceğine eminim. Kayıt kalitesi olsun, vokalleri olsun, gitarlar, klavye delirtiyor adamı… Umarım Black Omen bu şanssızlığı kırar ve yoluna tam gaz devam eder. Türkiye’de kim ne derse desin, bazı kendini bilmezler bir bok bilmeden bu albüme laf atsalarda bu albüm yenir yutulur cinsten değil… Biraz müziğe gönül vermiş, dışardan duyma laflarla konuşmaktansa dinleyerek yorum yapan kişiler beni anlayacaktır. Bir konu daha var albüm kapağını pek beğenmedim daha iyi olabilirdi. Resim güzel ama şarkıların yazıldığı font olmamış çoğu parça okunmuyor… Ben tekrar Black Omen e teşekkür ediyorum Sinphony gibi bir albüm yapıp içine de onlarca defa dinlediğim Curtains of Imaginary Vortex ve Loki : Causer of Ragnarok gibi şaheser bir parça koydukları için.

      Albüm 13 parçadan oluşuyor, parça sıraları ve süreleri aşağıdaki gibidir;

      01. Hymn of Surreal Panorama (2:53)
      02. Reincarnational Meeting (4:27)
      03. Nergal and Ereshkigal (4:02)
      04. Death of Innocence (2:14)
      05. Enchanting Chaos of My Frozen Mind (3:34)
      06. Damned Renaissance (The Plague) (4:33)
      07. Nirnaeth Arnoediad (3:52)
      08. Curtains of Imaginary Vortex (5:57)
      09. Winte(a)rs (3:06)
      10. Medieval Holy Murders (3:46)
      11. The Leaving (2:02)
      12. Loki : Causer of Ragnarok (4:06)
      13. Love is Still Lost (2:09)

      posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments

        Kataklysm – Heaven’s Venom

        01. Soulless God
        02. Determined (Vows Of Vengeance)
        03. Faith Made Of Shrapnel
        04. Push The Venom
        05. Hail The Renegade
        06. As The Walls Collapse
        07. Numb And Intoxicated
        08. At The Edge Of The World
        09. Suicide River
        10. Blind Savior

        2 yıllık bir aranın ardından Kanada’lı grup 11. stüdyo albümleri ile karşımızda! Önceki albümlerine göre daha fazla melodi katmışlar müziklerine ama sanılmasın ki kötü bir albüm, sertlikten taviz yok! Kataklysm zaten gore bir grup değildi sert arkadaşlar boşuna tepki vermesin. Belki Maurizio ın Ex-deo macerasından da kaynaklanan bir tarz benzerliği olabilir ama bu Kataklysm e çok yakışmış.

        Albümün kalitesi yine üst seviyelerde kayıt, vokaller, sololar, ritim, gitar, davul… Albümü çok dinledim kulağıma hiç kötü gelen bir şey olmadı. Mesela 3. parça olan Faith Made of Shrapnel gitar ritmi ile davulun dansı resmen, Maurizio’nun vokal performansı takdire değer.

        Ben şahsen Prevail den daha çok beğendim Heaven’s Venom’u, dinlettikçe dinlettiriyor kendini. Tabi bunda grup elemanlarının da artık iyice işlerinde profesyonelleştiklerinin de katkısı büyük, adamlar prodüksiyon-kayıt işi yapıyor ve oldukçada iyiler. Kataklysm için kötü bir şey yapacak halleri yoktu :)

        Aslında benim korkum Maurizio’dandı. Ex-deo projesini hayata geçirdikten sonra bu kadar iyi bir çıkış sağlayınca kataklysm i sallar diye düşündüm, ama yanılmışım öyle olmadı. Taş gibi bir albüm ile geldiler.

        Albüm süper, şarkılar süper, kapaktan bahsedelim. Kapakta yine maskotlarını kullanmışlar –buna maskot demek haksızlık gibi geliyor sanki ama napalım :) – Bu sefer kafalardan birisi albüm ismine uyum sağlaması için yılan kafasına dönüştürülmüş. Başarılı bir kapak çalışması, keşke aynı başarı myspace sayfalarında da olsaydı. Websiteleri patlak myspace te o kadar iyi durumda değil, amatör bir sayfa gibi…

        Uzun lafın kısası , grubun gitaristi Jean-Francois Dagenais in albüm çıkmadan yaptığı açıklamada olduğu gibi, Prevail albümünden farklı daha melodik bir yapıda bir albüm dinlemenizi bekliyor.

        Bu arada albüme birde klip geldi. The Push venom çalışmasında gelen klip çok iyi diyemeyeceğim ama emek verilmiş bir çalışma, izlenebilir.


        Kapak Tasarımı: 7
        Prodüksiyon: 8
        Kayıt: 8
        Performans: 9
        Orjinallik: 8

        8/10

        MetalTR link:

        http://www.metaltr.net/Reviews-rop-showcontent-id-207

        posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments

          Android Lust – The Human Animal

          Grup elemanları:

          Shikhee

          Android Lust industrial müzik icra eden Shikhee adlı kardeşimizin solo projesi. Yeni albümleri The Human Animal ile karşımıza çıkıyor. Aslında tam olarak industial olarak adlandırılamaz, alternatif tarza daha çok yatkın. Grubun 14 yıllık bir geçmişi var. Bu sürede oldukça çalışmışlar, boş durmamışlar. New York semalarından gelen bu esintiye kulak verin. Shikhee nin ses tonu parçaları uçuruyor resmen.

          Ülkemizin %60 ı için ne kadar uygun isimli bir albüm. Şarkılar albümün ismi kadar sert değil aksine insanı alıp götüren zaman zaman iç çektiren bir havada gidiyor. Eğer duygu yoğunluğu yaşıyorsanız sizi transa bile sokabilir.

          Arada giren elektronik tonlar parçalara hareket verip melodisini tavan yaptırıyor. Yeryer melankolik rüzgarları estiren parçalar arada da yoğun bir industrial ve goth temalarına gidiyor. Bayan vokalin en güzel örneklerini kullanmışlar parçalarda ses rengi, tonu ve parçalar ile uyumu mükemmel…

          Albüm kapağı albümün ismini pek yansıtmıyor. Albümün ismi The Human naturel değil ki? Neden kuru ağaç ile mutantlaşmış bir tema verilmiş?

          Produksüyon Kısmen iyi sayılır. Grubun bir websitesi var, albüm kapağı da orijinal sayılır ama myspace sayfaları çok iyi durumda değil, basit. Çok aşırı bilinen bir grupta değil zaten Android Lust 6 albümleri olduğu halde ahım şahım bir para kazandıklarını da sanmıyorum.

          Eğer sizde rahatlamak ve hissetmek istiyorsanız Android Lust the Human Animal ı deneyin.

          Parça listesi:

          Kapak Tasarımı: 6
          Prodüksiyon: 6
          Kayıt: 8
          Performans:8
          Orjinallik: 7

          7/10

          MetalTR link:

          http://www.metaltr.net/modules.php?name=Reviews&rop=showcontent&id=204

          posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments

          Hope To Find – Still Constant

          1.The Grand Opening
          2.Walking Walls
          3.Witness Of Happines
          4.City Soul


          Hope To Find (HTF) Eskişehir’li genç yeteneklerden oluşan bir progressive rock grubudur. Grubun kuruluşu 2003 yılına dayanıyor ve 4 kişiden oluşuyor ama şuan sanırım vokalist arayışı içindeler. Bu tabi E.P çıktıktan sonra yaşanılması istenen son şey sanırım. Aslında bu e.p den ziyade bir promosyon albümü. Ben HTF i ilk duyduğumda, gördüğümde daha doğrusu logosundan dolayı Metalcore tarzında bir grup sandım. Ama myspace sayfalarına girip dinlediğimde olayın çok daha farkı olduğunu kavradım. Tabi burada iki önemli konudan bahsettim fark ettiyseniz :) birincisi grubun tarzına göre logo ikincisi myspace sayfasının önemi :) Ben çalıştığım gruplara bunu anlatmaya çalışıyorum. Sadece kaliteli kayıtlı albüm yapmak ta yetmiyor, prodüksiyon çok önemli her şeyin tam olması için ellerinden geleni yapması gerekiyor grupların. Şimdi HTF yapmamış mı diyeceksiniz? Yapmış, ama çok iyi değil çok ta kötü değil yani orta karar kendilerini idare edebilecek kadar gidiyor.

          Albüm kapağı sade ve şık duruyor. Gece ışıklarının netsiz görüntüsü albüm kapağına yansıtılmış. Tabi bu adarlarım bir şirkete bağlılığı vs.. yok Türkiye’de de bu zor bir olay zaten. Kendi çabalarıyla ilerliyorlar.

          Kayıtlar Volkan Yırtıcı tarafından Detay Müzik stüdyoların da Ankara’da gerçekleşmiş. Albümün mastering i Avusturalya’dan Turtlerock Mastering Studios tarafından yapılmış.

          Parçalara gelecek olursak.

          The Grand Opening 06:59 dakikalık tam bir progressive parçası… Yeryer sertleşen sololar ve davullar, arada giren piano ile düşündüren melodiler. Açılış parçası olarak bu isimin kullanılması da güzel olmuş :) Albümün genelinde melodiler ve rtimler çok iyi… Giren sololar da kendini dinlettiriyor ve helal dedirtiyor.

          Walking Walls bu parçanın süresi de diğer parçalar gibi uzun. 06:10 dakikalık oldukça yavaş başlayan bu parça birinci dakikayı geçtikten sonra klavye ile birlikte hızlanıyor. Vokaller ile rtim gitar oldukça uyumlu tabi ardından solo girince oldu bu iş diyor insan.

          Witness Of Happiness Albümde ki en uzun parça; 07:23 dakika. Vokal en iyi bu parça da kullanmış sesini… Sertlik derecesi de tavan yapmış durumda :) Melodiler, kayıt, vokalin uyumu, davullar, solo kısacası albümün en iyi parçası bence.

          City Soul Ve albümün kapanış parçası. Gece yüksek bir binanın üzerine çıkar ve şehri izlersin… işte öyle bir şey. Prograssive nin olabildiğince hissedildiği soloların yıktığı bir parça.

          Website: http://www.hopetofindnet

          Myspace: http://www.myspace.com/hopetofind

          Sözler: 8
          Prodüksiyon: 6
          Kayıt: 7
          Performans:8
          Orjinallik: 7

          Retour au sommaire 7,2 / 10

          MetalTR link:

          http://www.metaltr.net/modules.php?name=Reviews&rop=showcontent&id=203

          posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments

          Parkway Drive – Deep Blue

          Kardeşim daha ilk albümü bu kadar iyi yaparsanız onun üstüne tabi zor çıkarsınız! E Deep Blue’da çok iyi? Ama Killing With A Smile daha iyiydi. Peki Horizons? Hmm o zaman şöyle sıralayalım 1. Killing With A Smile 2. Horizons ve 3. Deep Blue olsun. Evet şimdi oldu sanırım :)

          Nolursa olsun dinledikçe güzelleşen güzelleştikçe tapılası bir albüm olmuş Deep Blue. Sabah akşam evde otobüste her yerde dinlenir. Bir defa albüm kapağı muhteşem, ismini de albümünde en güzel şekilde yansıtıyor. Parkway Drive ( PWD) elemanlarının tipleri bana nedense çok komik geliyor :) sanırım birbirlerine çok benziyorlar 5 kardeş gibi :) 7 Yılda 3 albüm 1 E.P 1 Dvd çok iyi bir performans olmasa da kötüde değil.

          Albüme gelecek olursak

          Samsara zaten giriş parçası Unerst ise çok uğraşılmış bir parça gibi gelmedi bana, düzbastı gitmiş sanki…

          Vee Sleepwalker! İşte albümün en iyi parçalarından birisi, klibide bu parçaya çekmeleri bence çok isabetli bir karar. Rifler muhteşem akılda kalıcı ve Allahlına kadar gaz! Tam bir yardırmasyon parça. Klibi izlediniz mi bilmiyorum, izlemediyseniz kesinlikle izleyin. Bir uyurgezerin hikayesi bu kadar muhteşem bir klip ile ancak bu şekilde anlatılabilir. İki saat bu klip üzerine oturup konuşup yorum yapabiliriz :) “Save your self” :)

          Wreckage, gitar rifleri ile öne çıkar bir parça daha, ortadaki soloda değişik bir hava katmış parçaya… yine aynı şekilde deadweight te öyle

          Alone… Giriş muhteşem, sonuç muhteşem. Melodi vokal hepsi ayrı güzel, albümün en güzel parçalarından biri daha :)

          Uzun lafın kısası düzbastı parçalarda var çok sağlam parçalarda var :) Deliver Me, alone, Sleepwalker, Karma , Home Is For The Heartless ve Leviathan I favorilerim :)

          
          

          Retour au sommaire 8/10

          MetalTR linki

          [divider_with_top]

          posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments

            Devil Sold His Soul – Blessed & Cursed

            Devil Sold His Soul (DSHS) nedir? DSHS bir sludge metal grubudur. Peki sludge metal nedir? Farklı türlerin bir araya gelmesinden oluşan birleşim. daha çok doom metal ve hardcore punk harmanlanmıştır. Bu türde depresif bir havası vardır. Şöyle düşününün, Prograssive öğelerin hardcore tarzıyla birleşip Metalcore güzelliği ile söylenmesi! İşte DSHS Budur. Duygudur, ruhtur, histir, candır.

            Yeni albümleri Blessed & Cursed ile bomba gibi geldiler. Şuan pek duyulmuş bir grup değil ama yakın zaman içinde muhteşem işler başaracaklarına şüphe yok. Albüm içeriği de ismi gibi, kutsal ve lanetli! Aslında tarzıda bu şekilde diyebiliriz Gitarlar ve davullar olabildiğine sert ve yırtıcı vokaller ama bir o kadarda duygu yüklü insana his veren parçalar. Brutal vokaller bazen çok dengesizleşiyor ama clean vokallerin durumu çok iyi, kullanıldığı yerler ise muhteşem!

            Blessed & Cursed, hem core diyip hemde birazda melankolik olsun diyenlerin bırakmayacağı bir albüm. Albümün tanıtım videoları ve hazırlanan görseller göz dolduruyor. Albüm kapağı orijinal bir şekilde iyi hazırlanmış. İki tane karga ters düz olarak duruyor.

            Bu zamana kadar çıkmış olan 2 albüm ve 2 E.P leri bulunmakta…

            An Ocean of Lights ise albümün vurucu parçası bana göre… Tabi sadece bu albümle sınırlı kalmayın 2007 de çıkan A Fragile Hope albümü bundan daha da iyi durumda. Henüz Blessed and Cursed e klip gelmese de A Fragile Hope çekilmiş muhteşem bir klip var; The Starting! Bu klibi kesinlikle izleyin.

            8/10

            posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments

              PiiZ – Kardem

              Pi!Z i bilir misiniz? Ben böyle bilmezdim! Yeni albümleri çıktı, ismi Kardem. Uzun zamandır bu grubu dinlerim çok severim, canlı performansları da iyiydi ama çok hareketli eğlenmeye yönelik bir performansları var. Albümde bu şekle dönmüş, ben Piiz i eğlenceli bir grup olarak tanımadım arkadaş, ben Babam sağ olsunu dinlediğimde ağlıyordum lan neredeyse! Şimdi ki hali ile alakası bile yok! Artık bunu plak şirketi mi şart koştu kendilerimi değiştirmek istedi onu bilemiyorum. Tabi herkesin kendi zevki tarz değiştirmek istemiş olabilirler ama onlara bu tarz yakışıyor bence…

              Neyse diğer parçalar güzel olmuş o ayrı, kardem hem albümün adını veren parça hemde ilk klip parçası. Grup Eskişehir’li 8-9 yıldır sahnedeler ve artık izleyicileri tüm parçaları ezberlemiş durumda :) Albüm çıkınca da parçaları tüm Türkiye’ye dinleyebilecek. Bundan önce muhteşem cover parçalarla adını duyuru Piiz. Daha önceden elimize geçen bütün parçalar albümde değişikliğe uğramış, önceki hallerini bildiğim içinde bana garip geldi parçalar… Ama müzikalite olarak sorun yok kayıt gayet kaliteli yapılmış. Zaten Mastering işinide The Machine Shop’tan Will Putney yapmış. Albüm kaydı 3 ay sürmüş ve Ankara’da Midas’ın kulaklığında tamamlanmış. Prodüktör ve kayıt mühendisi olarak Erkan Tatoğlu görev yapmış.

              Babam sağolsun, yakamoz, farkındamısın ve hadi denizim öne çıkan parçalar. En azından bilmeyen kişilerin ilgisini çekmek için bir tane cover koyulsaydı fena olmazdı diye düşünüyorum.

              Müdür parçası konserde çaldığında herkesin birlikte orta parmak kaldırıp “buna konuş” diye bağırmaları görülmeye değer :)

              Her ne kadar biraz hareketlenme olsa da albüm genelinde Aşk, acı, hüzün, yakarış ve isyan temasını işlemiş. Türk rock müziği adına Pi!Z Kardem albümü hayırlı olsun.

              6/10


              posted by | on Albüm kritiği, Genel, Kritik | No comments


              SAMARAH – The World stops turning

              Almanya’dan böyle güzel gruplar çıktıkça Almanya’ya bakışım hergeçen gün olumlu olmaya başladı :) Samarah’ı 2007 deki albümleri Leaving The Underground ile tanıdım. Muhteşem bir albümdü çok sert vokaller yoktu ama o kadar oturmuştu ki o sert müziğe bu clean vokal, alternatif ve Metalcore karışımı muhteşem bir albüm dinlemiştim o zamanlar ve arada hala açıp dinliyorum.

              Geçtiğimiz aylarda Myspace sayfalarında denk geldim, yeni albüm geliyormuş. Albüm çıktığında heyecanla açtım başladım dinlemeye, ilk albümdeki tadı resmen aldım! Muhteşem, yine olmuş iki de iki yapmışlar, helal olsun! Vokaller ilk albüme göre biraz daha sertlikten uzaklaşmış görünüyor ama bu kötü bir şey değil, parçalara o kadar güzel oturuyor ki albümü tekrar tekrar dinlettiriyor.

              Gitar riffleri beynimi okşuyor resmen melodiler havada uçuşuyor davullar biraz geri planda kalsa da varlığını hissettiriyor. Bir ara Aşkın Nur YENGİ girecek parçaya sandım :) Made by machine parçasından bahsediyorum belki hatırlayan vardır, A.Nur Yengi şişeye üfleyerek bir parça yapmıştı rastlantı işte bu intro ya çok benziyor o aklıma geldi :)

              Albüm kapağı çok iyi değil ama kötü değil. Daha iyi olabilirdi bu albüme göre… Yeni logoyu hiç sevmedim çok basit, önceki albümde ki güzeldi.

              Albüm Antstreet Records piyasaya sürülmüş durumda..

              Uzun lafın kısası herifler yapmış yine, Marcel’in sesi müthiş albüm güzel umarım daha iyi yerlere gelirler!

              Retour au sommaire 9/10